RTÜK’TEN ÇOCUKLARA WEB SAYFASI
BU EKRANDA KUMANDA ÇOCUKLARDA
ÇOCUK TV ELEŞTİRMENLERİ İŞ BAŞINDA
Ülkemizde günde ortalama üç saat televizyon izleyen çocukların eleştirel izleyiciler olarak yetişmeleri ve programları seçerek izlemeleri için Akıllı İşaretler ve Medya Okuryazarlığı Projelerini hayata geçiren RTÜK, bu kez de çocukların televizyon programlarıyla ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirebilecekleri bir web sayfası hazırladı. www.rtukcocuk.org.tr adresinde bugün yayına giren web sayfasında çocukların hoşlanacağı oyunlar, fıkralar, bilmecelerin, ödevlerini hazırlarken yararlanabilecekleri bilgilerin yanı sıra, çocukların televizyon programlarıyla ilgili duygu ve düşüncelerini, beğeni, öneri ve eleştirilerini yazabilecekleri “Arkadaşım Televizyon” ve “TV Okuru” bölümleri bulunuyor.
RTÜK ÇOCUK WEB SAYFASINDA NELER VAR?
Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun desteği ile Misak-ı Milli İlköğretim Okulu, İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent İlköğretim Okulu ve Emlak Bankası Bilkent İlköğretim Okulunun işbirliği sonucu, ilköğretim okulu öğrencileri tarafından hazırlanan sayfa hareketli nesnelerle dolu bir oda şeklinde düzenlenmiş. Odadaki her nesneden sayfanın değişik bölümlerine ve çocukların RTÜK’e televizyon yayınlarıyla ilgili dilek ve beklentilerini yazabilecekleri bir posta kutusunun bulunduğu sürpriz bir bahçeye bağlantı yapılabiliyor. Bütün bölümleri interaktif olarak hazırlanan sayfa, ziyaretçilere kolayca katılma ve mesaj gönderme imkanı sunuyor.
ANA BÖLÜMLER: TV OKURU VE ARKADAŞIM TELEVİZYON
“TV Okuru” ve “Arkadaşım Televizyon” sitenin temel bölümlerini oluşturuyor. Bu bölümlerde öğrencilerin televizyon programlarıyla ilgili duygu ve düşünceleri, görüş, öneri ve beklentileri yer alıyor. Ziyaretçiler de kendi görüşlerini bu bölümlere ekleyebiliyorlar. Sayfada ayrıca çocukların program seçebilmeleri için televizyon kanallarının günlük yayın akışlarıyla ilgili bilgiler bulunuyor.
MEDYA OKURYAZARLIĞI DERSİ ÇALIŞMALARINA DA YER VERİLECEK
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığının işbirliği sonucunda hayata geçirilen Medya Okuryazarlığı Projesi kapsamında 2006-2007 öğretim yılında beş pilot ildeki ilköğretim okullarında okutulmaya başlanan Medya Okuryazarlığı Dersiyle ilgili öğrenciler tarafından hazırlanan projelere ve çalışmalara da çocuk web sayfasında yer verilecek.
DİĞER BÖLÜMLER
Sayfanın diğer bölümleri şunlar: Yardımlaşma, Belirli Günler ve Haftalar, Özgün Öyküler, Akıllı İşaretler, Çocuk Hakları, Resim Galerisi, Vitamin, e-kart, TV İzlerken, Atatürk Köşesi, RTÜK nedir?, Spor, Genel Kültür, Kitap Tanıtımı, Oyun, Faydalı Linkler, Çevre, Dostumuz Hayvanlar, Posta Kutusu, Bir Zamanlar Televizyon, Aile Postası.
ÇOCUKLAR NE İSTİYOR?
Çocukların “Arkadaşım Televizyon” bölümüne gönderdikleri mesajların bazıları şöyle:
“Ben bir televizyon izleyicisiyim ve hem olumlu hem olumsuz olarak söyleyeceklerim var. Öncelikle teşekkür ediyorum yaş sınırı konulduğu için. Ancak bunun ne kadar doğru uygulandığını bilmiyorum. Küçük bir şikayetim var. Sansür koymak programın akışını bozuyor.Bunun yerine programlarda küfür kullanmayı kaldırmak daha doğru olur diye düşünüyorum.” (Barışcan Aksu İDV Özel Bilkent İ.O.)
“..Haberlerin daha iyi izlenmesi için güzel olaylar vermeliler. Mesela:komik kazaları, (bir kere görüntülemişlerdi) hayvanları, bir hastalık için bulunan ilaçlar gibi…” (Beril Karakaya İDV Özel Bilkent İ.O)
“İzlediğimiz programları çok iyi seçmeliyiz. Özellikle son zamanlarda çizgi film, film ve dizilerde kavga, mafya, adam öldürme, kaçırma, silah, kan v.b. var. Bunlar biz çocukları çok etkiliyor. Ben görmek bile istemiyorum. Haberde okullardaki şiddet ve yaralamalar, çocuk kaçırma, hırsızlık dolu. Büyüklerimizin bize televizyona bakma demek yerine daha duyarlı olması gerekiyor.” (Ayşenaz Argüz Misak-ı Milli İ. O.)
“… insanların büyük bir bölümü, “Savaşa hayır” derken çizgi filmlerde değişik yaratıkları birbirleriyle savaştırıyorlar. Çocuklar da bu yaratıklara özenerek akıl almaz hareketler yapmaktadır. Sihirli mihirli dizilere ilgi duyarak ışınlanmaya, sihir yapmaya özeniyorlar. Bunlardan dolayı çocukların psikolojisi bozuluyor…” (Büşra Bora Misak-ı Milli İ.O.)
“BEN KANAL SAHİBİ OLSAM…”
Çocuklar bir televizyon kanalının sahibi olsalar nasıl yayın yapacaklarını da şöyle anlattılar:
“ Bir kanal sahibi olmak ve kanalında yayınlayacağın programı düzene koymak sorumluluk ister. Ben bu sorumluluğu üstlenerek bu programları kanalımda düzene soktum. Hafta içi her sabah bir komedyenin esprilerini yapacak bir show programı yayınlatacağım. Yayınlatma sebebim; Türkiye’yi yeni bir güne güldürerek uyandırmak. Çocuklara yönelik çizgi film kuşağı yayınlatacağım. Çocukların da bu yayın saati içerisinde belli bir izleyici kitlesine sahip olduğunu göstermek için. Bu arada ev hanımlarını da unutmamak lazım. Onlar için geniş kapsamlı eğitici, eğlenceli ve faydalı olabilecek kadın programları yayınlatacağım çünkü izlenme oranlarında bu programların büyük katkısı var. Erkek izleyici kitlesine de sahip olmak için Türkiye ligleri ve milli maçların yayınlanması ve yorumlarının yapıldığı spor programı hazırlamak planlarımdan bir tanesi.
Ayrıca, dünyada ve ülkemizde yaşanan son gelişmeleri ayrıntılarıyla izleyiciye ulaştırmak için ana haber bülteni sunacağım. İzleyiciye tarafsız, doğru, dürüst haber izletmek için.
Demiştim, programları düzene sokacağım diye…” (Furkan Özden İDV Özel Bilkent İ.O.)
“Şöyle düşünün; elinizde bir hamur parçası var istediğiniz gibi yoğurup, şekil verebiliyorsunuz. Benim için de kanal sahibi olmak, yapılan programların içeriğini dilediğiniz ahenkte hoş bir şekilde sunabilmektir. Daha çok belgesellere, haber programlarına, her yaştan izleyici kitlesinin sıkılmadan, “zaping” yapmadan izleyebileceği hem bilgi yönünden doyurucu hem de neşeli, eğlendirici programlar sunmaya dikkat ederdim.
Haber saatlerinde, sunulan haberlerin içeriğinde dünyadan daha çok haber alınmasına dikkat ederdim. Arada sırada bir izleyici olarak diğer yabancı kanalların haber programlarına baktığımda ve bizim haber programlarımızla karşılaştırdığımda arada ki fark Everest’i geçer. Nedenini soracak olursanız, bizim haber anlayışımız kim ne yapmış, kim nerde kiminle ne yemiş bu! Onlarınkine baktığınızda habere doyarsınız. Dünyada neler olduğunu bilmek bütün insanların hakkı diye düşünüyorum.
Ben de bir kanal sahibi olarak şiddet içeren filmlerin izlenmesinde yaş sınırı koyardım. Her ne kadar Türk toplumunda kurallara pek fazla kulak asılamasa da, bunun için elimden geleni yapardım.
Şöyle bir etrafınıza bakın. Gülmeyi unutan o kadar çok insan var ki! Komik programlar hazırlayıp insanların beğenisine sunardım.”(Filiz Eryılmaz İDV Özel Bilkent İ.O.)
RTÜK VE AKILLI İŞARETLER İÇİN NE DİYORLAR?
“Radyo ve Televizyon Üst Kurulu bize hangi programları izleyip izleyemeyeceğimizi gösteriyor. Bazen de kötü programları yasaklıyor. RTÜK bize iyi davranışlar kazandıran programları ön plana çıkarıyor. Bu insanların boşu boşuna televizyon izlemediği anlamına gelir. Onun için de yasaklanan programları veya üzerinde (+13), (+18) yazan programları yaşımız uygunsa izlemeli uygun değilse izlememeliyiz. Bazı insanlar aman ne olacak izlesek diyorlar ama RTÜK ’ün de bir bildiği vardır.” (Elif Özyer İDV Özel Bilkent İ.O.)
“Flaş, flaş, flaş haber!!! Televizyon bütün iyi ve kötü programlarıyla, haberleriyle, gece vizyonlarıyla, dizileriyle, filmleriyle. RTÜK tarafından basıldı. RTÜK bir anda halkın sevgisini kazandı. Bilinçlenen halk artık çok mutlu. Huysuz Virjin’in yaptığı espriler ise işin cabası. Herkes bu RTÜK işini çok sevdi anlaşılan. Manşetler bomba gibi peki biz yerimizde durur muyuz? ASLAA! Ben Bilkent gazetesinin en hiperaktif, yaramaz, şaşkın yazarı olarak size televizyonu bütün ihtişamı ve RTÜK’ü de bütün gerçekçiliğiyle anlatacağım ve size televizyon hakkında birkaç bilgi vereceğim..”
…RTÜK’ün Akıllı İşaretleri aslında çok işimize yaramaya başladı. Her şeyi önceden işaretlerden anlayabiliyoruz. Ama aklıma takılan tek soru neden “Benimle Dans Eder Misin?” yarışmasının tepesinde “+7” yazıyor. Bunları yazarken Huysuz Virjin’in söylediği bir şey aklıma geldi. Jüri artık eğlenmekten bir hal olmuş, Asena Hanım gidip Huysuz’un eteğini açmaz mı? Huysuz Hanım da jüriye döner ve “Çocuklar artık siz zıvanadan çıktınız. Hani tepede +8 yazıyor ya RTÜK onu +168 diye değiştirsin bence.” der, salonda gülme sesleri yankılanır, ben ve ailem coşarız artık. Bir de bazı zamanlarda “Çocuklar bir şey söyleyeceğim ama RTÜK’ten korkuyorum.” der. Böyle espriler işte. Sonuç olarak galiba size RTÜK ile ilgili bildiğim her şeyi söyledim. Yazım bayağı uzadı. Bu nedenle size veda ediyorum.
Hoşçakalın! Yeni bir yazıda görüşmek üzere. RTÜK’ün uyarılarına dikkat.” (Yağmur ÇINAR İDV Özel Bilkent İ.O.) (9 Kasım 2006)
|